İnsan; her şeyin delilini içinde taşıyor. Neye delil bulmak isterse içine bakması yetiyor.
İnsan; her şeyden biraz. Acıdan,neşeden, korkudan,ümitten,sevgiden, nefretten. Biraz.
Dinmeyen sızı yaşam. her vuslat içinde ayrılık taşıyor. Yaşam; ölümü de ardından getiriyor. Tüm eşya bir bir bozuluyor. Doğru yanlışa,yanlış doğruya dönüşüyor. işlenen her günah bir diğerinin sevabına girmek oluyor. Bu yolda düzlüğün ardı dağ, dağın ardı ova. Gündüzü gündüz yapan gecenin ne günahı var. Gece olmasa gündüzün ne kıymeti var. Her isim, her sıfat, her eylem bir birine karışıyor sonra biri diğerine benziyor, aşk her şeyi birliyor. olunca bozuluyorsun. Bozulunca oluyorsun. Alışınca karışıyor, karışınca alışıyorsun.
24 Kasım 2016 Perşembe
28 Ekim 2016 Cuma
Aklım kendinde değil
Rüzgara dokunuyorum,ikiye yırtmak istiyorum tüm rüzgarları,
Bir yol!... diye bağırıyor içimdeki sükunet
Bir yol açmak için rüzgarlardan azade bana tenimin varlığını dahi hissettirmeyecek
Bir isim!... diye anlatıyor içimdeki ad
Bir isimle anlat derdini, bir isim ol ki kurtar kendi adını tüm eylediklerinden.
Aklım kendinde değil, gördüğüme inanamıyorum, görmediklerim geliyor hatırıma
inanmadın mı yoksa?
-yok, inandım aslında inandım da neden inandığıma bir akıl bulamadım sadece.
diyor içimde ki inanç.
Havasız kalırsak belki yüzümüzü hissetmeyiz, parmaklarımızı falan da...
O zaman bir hiç olur muyuz ki Allahım?
O yollardan hep geçiyorum ben, ayak sesleri daha da normalleştiriyor fikirlerimi
Kaçan fikrimin içine tüküreyim.
Bir yol!... diye bağırıyor içimdeki sükunet
Bir yol açmak için rüzgarlardan azade bana tenimin varlığını dahi hissettirmeyecek
Bir isim!... diye anlatıyor içimdeki ad
Bir isimle anlat derdini, bir isim ol ki kurtar kendi adını tüm eylediklerinden.
Aklım kendinde değil, gördüğüme inanamıyorum, görmediklerim geliyor hatırıma
inanmadın mı yoksa?
-yok, inandım aslında inandım da neden inandığıma bir akıl bulamadım sadece.
diyor içimde ki inanç.
Havasız kalırsak belki yüzümüzü hissetmeyiz, parmaklarımızı falan da...
O zaman bir hiç olur muyuz ki Allahım?
O yollardan hep geçiyorum ben, ayak sesleri daha da normalleştiriyor fikirlerimi
Kaçan fikrimin içine tüküreyim.
5 Haziran 2016 Pazar
Hasret
Benim babam narin adamdı
bir elleri vardı
siz görmediniz.
Benim babam suskun adamdı
bir gözleri vardı
bakanla bir sohbet ederdi ki
siz hiç öyle sohbet etmediniz.
bir elleri vardı
siz görmediniz.
Benim babam suskun adamdı
bir gözleri vardı
bakanla bir sohbet ederdi ki
siz hiç öyle sohbet etmediniz.
11 Mayıs 2016 Çarşamba
Gece ve Aşk
Biz sevince birbirimizi önce bir fırtına çıkıyor, sonra bir şimşek ki gündüz gözüyle sorma...
Sonra ilerliyor sevmelerimiz birbirimizi ve güneş göz kırpıyor, ben senin boynundan öpüyorum
Sen beni saçlarımdan ve ardından yedi renk bir gökkuşağı...
Anlamadı kimse nasıl sevdik birbirimizi hazin bir boşluğu doldurur gibi...
Sen acılarını kadın bedenime yüklerken, daha bir çocuk oldu yaralı kalbim.
Ben sancılarımla kuşatırken seni, daha bir büyüdü gözlerin.
Ah nasıl sevdik birbirimizi
Yalnız Tanrı şahit!
En karanlık gecenin şafağı sökerken
ben en çok maviyi sevdim.
Ve bir rüya tadında yaşanırken en bilinci açık anlarımız
biz birbirimizi seviyorduk
sonra bütün dünyayı
yani küstüğümüz ne varsa
ters düştüğümüz,
kinlendiğimiz...
Sen beni seviyordun ben ise sen de ne varsa onu..
yani anneni, babanı, kardeşini, arkadaşını,çocukluğunu
bugüne dek sevdiğin tüm kadınları
Tanrını.
Acılarını.
Yaşadığın taşları
ve
baktığın papatyaları.
Soluduğun havayı...
Yani
Seni.
Sana bürünen
ve
bürüdüğünde ikimizi birden,
Geceyi.
Sonra ilerliyor sevmelerimiz birbirimizi ve güneş göz kırpıyor, ben senin boynundan öpüyorum
Sen beni saçlarımdan ve ardından yedi renk bir gökkuşağı...
Anlamadı kimse nasıl sevdik birbirimizi hazin bir boşluğu doldurur gibi...
Sen acılarını kadın bedenime yüklerken, daha bir çocuk oldu yaralı kalbim.
Ben sancılarımla kuşatırken seni, daha bir büyüdü gözlerin.
Ah nasıl sevdik birbirimizi
Yalnız Tanrı şahit!
En karanlık gecenin şafağı sökerken
ben en çok maviyi sevdim.
Ve bir rüya tadında yaşanırken en bilinci açık anlarımız
biz birbirimizi seviyorduk
sonra bütün dünyayı
yani küstüğümüz ne varsa
ters düştüğümüz,
kinlendiğimiz...
Sen beni seviyordun ben ise sen de ne varsa onu..
yani anneni, babanı, kardeşini, arkadaşını,çocukluğunu
bugüne dek sevdiğin tüm kadınları
Tanrını.
Acılarını.
Yaşadığın taşları
ve
baktığın papatyaları.
Soluduğun havayı...
Yani
Seni.
Sana bürünen
ve
bürüdüğünde ikimizi birden,
Geceyi.
26 Şubat 2016 Cuma
8 Şubat 2016 Pazartesi
bir deli mi
Ne mutlu insana ki unutmak gibi bir meziyeti var
ve ne yazık ki hatırlamak gibi bir cehennemi...
Kalabalık dünya ve yukarısı dolunay,
Tortusu birikmiş kaygan bir çukur
Uzayıp giden yollar var
Ve hiçliğin kıyısında,
yükselip durduğumuz dağ!
Burnumun ucuna konan kar tanesi şaşılığımın sebebi.
Ve bitip tükenmeyen melankoli
Sonunda o da terketti beni
Kadını yaratan Halık
Toprağı neden yarattıysa
Bir bebeği de ondan yaratacak.
Sisler ardına çekilen kalabalık
ve
ıssızlaşan dünya--yı
anlatmak için imgeler icat etti insan
sonra bir imgenin içine hapsoldu.
kayboldu.
Keşfe çıktı sonra insan
Bulduğunda kaybettiğini,
anladı ki
Eşyayı yerinden alıp
başka bir yere koymuştu.
Zulmetmişti.
Sadaka sahip olunan şey'den verilir.
Kibrin sadakası yine kibirdi.
seven
sevilecek
büyüklenen ise
aşağılanacaktı.
Karanlığı yok eden karanlık değildi
Cehaleti nasıl ki ilim yok ederdi
Bir su damlası yetecekti
toprakta gizlenen bahçeyi ortaya çıkarmaya.
Sır
dediğin bir sandıkta kitli kalmış
dilinden anlayan anahtar açmaya yetecek kapağı.
ve ne yazık ki hatırlamak gibi bir cehennemi...
Kalabalık dünya ve yukarısı dolunay,
Tortusu birikmiş kaygan bir çukur
Uzayıp giden yollar var
Ve hiçliğin kıyısında,
yükselip durduğumuz dağ!
Burnumun ucuna konan kar tanesi şaşılığımın sebebi.
Ve bitip tükenmeyen melankoli
Sonunda o da terketti beni
Kadını yaratan Halık
Toprağı neden yarattıysa
Bir bebeği de ondan yaratacak.
Sisler ardına çekilen kalabalık
ve
ıssızlaşan dünya--yı
anlatmak için imgeler icat etti insan
sonra bir imgenin içine hapsoldu.
kayboldu.
Keşfe çıktı sonra insan
Bulduğunda kaybettiğini,
anladı ki
Eşyayı yerinden alıp
başka bir yere koymuştu.
Zulmetmişti.
Sadaka sahip olunan şey'den verilir.
Kibrin sadakası yine kibirdi.
seven
sevilecek
büyüklenen ise
aşağılanacaktı.
Karanlığı yok eden karanlık değildi
Cehaleti nasıl ki ilim yok ederdi
Bir su damlası yetecekti
toprakta gizlenen bahçeyi ortaya çıkarmaya.
Sır
dediğin bir sandıkta kitli kalmış
dilinden anlayan anahtar açmaya yetecek kapağı.
16 Ocak 2016 Cumartesi
yeni
Ne oluyorsa her an dağılıp bozulan ve sonra tekrar olan şu evren de
ne oluyorsa içinde birlikte döndüğümüz şu kainatta
şimdi ve şu anda oluyor
ne geçmiş kaldı ne de gelecek gelecek
Verdiğim nefesle dağılır dünya çıkar can
ve aldığım nefesle dirilir toprak ruh bulur dünya.
Evler kurup evler dağıttık
hayatlar başlatıp hayatlar sonlandırdık
Sevmek de şimdinin içinde affetmek de merhamet etmek de
Şimdi sevmezsen sonra hiç sevemeyeceksin
Şimdi mutlu değilsen sonra da olamayacaksın
Affedeceksen şimdi affet yarın doğar mı doğmaz mı bilinmez
ne oluyorsa içinde birlikte döndüğümüz şu kainatta
şimdi ve şu anda oluyor
ne geçmiş kaldı ne de gelecek gelecek
Verdiğim nefesle dağılır dünya çıkar can
ve aldığım nefesle dirilir toprak ruh bulur dünya.
Evler kurup evler dağıttık
hayatlar başlatıp hayatlar sonlandırdık
Sevmek de şimdinin içinde affetmek de merhamet etmek de
Şimdi sevmezsen sonra hiç sevemeyeceksin
Şimdi mutlu değilsen sonra da olamayacaksın
Affedeceksen şimdi affet yarın doğar mı doğmaz mı bilinmez
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)