Bir ekmeğin yanıbaşında durması yetmez bir adamın. Aynı zamanda adamın da ekmeği hazla yiyecek ve yediğine şükredecek açlık noktasına ulaşması gerekir. Aksi taktirde ekmeğin yanlış zamanda adamın yanında olması onu çürümeye ve bozulmaya mahkum edecektir ve adam çürüyen ekmeğe acıktığında pişmanlık ve bir iç geçirmesiyle bakacaktır.
Doğru şeyin doğru zamanda doğru yerde olması gerekliliği buradan doğmaktadır.
30 Mart 2015 Pazartesi
Özlemek
Öz-lenmedikçe özlenmiyordu bir varlık
Öz-lenmedikçe özlenilmiyordu bir varlık
Ruh bulundurmayan cümle varlık öz-lendikçe
Öz azalıyor, töz kayboluyordu...
Öz-lenmedikçe özlenilmiyordu bir varlık
Ruh bulundurmayan cümle varlık öz-lendikçe
Öz azalıyor, töz kayboluyordu...
Bir kez daha.
Ben zannettim ki...her şey bu defa benim için kurgulandı. Yıllarca en görünen saklandı bu gün ortaya çıksın diye.
Ben zannettim ki bu defa...rüya gerçekle bulaşacaktı, bir tohum filiz verecek,bir bulut çöle ilk damlasını düşürecek, bir kar tanesi sıcak bir avuca değince eriyecek.
Ben bu defa zannettim ki...hemzemin olacak sevenle sevilen, bir kuş en sevdiği şarkıyı ötecek ve rüzgar meltemiyle vadinin hoş kokusunu denize taşıyacak.
Zannın yalancılığına da iç yakışına da aşk olsun!
Hemzemin olmayan sevdaya da söylenen güzelliklerin kısırlığına da aşk olsun!
Yanlış zamana da yanlış mekana da yanlış duyguya da yanlış adama da aşk olsun!...
8 Mart 2015 Pazar
Aşk...
Aşık olmuyorsun diyorlar...Aslında tutsak olmuyorsun diyorlar...Boyun eğmiyorsun diyorlar...
Aşık olursam ben...Tutsaklık için değil daha bir özgür olacağım için olurum
Aşık ol! Mutlu olursun diyorlar...
Aşık olursam ben...zaten mutlu olduğum için aşık olurum. Aşık olursam ben... zaten mutlu bir adama olurum...iki yalnızlık bir kalabalık, iki mutsuzluk bir mutluluk etmiyor biliyorum çünkü...
Aşık ol! sana ait, senin ona ait olduğun biri olur diyorlar...aidiyetlik duygusunu sevmediğimi bilmiyorlar...
Aşık olursam ben...zaten sevilen bir adamı severim...benim gördüğüm güzellikleri herkesin görmesini isterim...bana ait bir 'mal 'mış gibi hapsetmem kimseyi...bana paylaştıkça mutluluğun arttığını, paylaştıkça çoğaldığımızı öğretmiş birileri...
Aşık ol! Güçlü birisi seni korur diyorlar...bilmiyorlar ben güçsüz olduğum için değil güçlü olduğum için aşık olurum...
Aşık olursam ben...zayıflığımı ört bas etmesi için değil, gücüme güç katması için aşık olurum...
Güneş'in gücü kendini yakıp bitirmesinden mütevellit değil, toprağın altındaki tomurcuğun filiz vermesine yardım ettiği için...suyun gücü taşı parçaladığından mütevellit değil...dokunduğu her narin şeyi içine katıp hayat verdiği için..
Aşık ol! ayakların yerden kesilir diyorlar...bilmiyorlar ben ayaklarım yere bastığında aşık olurum...beni hayallere daldırıp gerçeği saklayan bir adama aşık olamam bilmiyorlar...bunu küfür saydığımı bilmiyorlar..
Aşık olursam ben...beni bu hayal aleminden çekip alabilen, gerçeği gösterebilen, kör gözlerime basiret katabilen, çekip havai aşkın hülyasından gerçek zeminde,gerçek acılara ve mutluluklara göz edebilecek bir adama aşık olurum...
Aşık olursam bir gün ben...bu özlemini çektiğim güzelliklere kavuştuğum ve aynısını onda gördüğüm için olur...bu güzellikleri birleştirme kaygısının verdiği bir çekim gücünden mütevellit olur...
Aşık olursam ben...bu iki su damlasının karışıp denize varma mücadelesini barındırdığı için olur...
Aşık olursam bir gün ben...bu meyvenin çekirdeğe, çekirdeğin ağaca, ağacın meyveye gebe olmasından dolayı olur..
Aşık olursam ben bir gün... bu iki tane hidrojen atomunun bir oksijen atomuna aşık olup su olabilme mücadelesindeki- hak-lı birleşiminden dolayı olur...
Aşık olursam bir gün ben...bu "bir yanıcı maddenin yanabilmesi için tutuşma sıcaklığında oksijenle birleşmesi" gerekliliğinden dolayı olur...bu ısı ve ışık ihtiyacının giderilmesi için gerekli kimya değişikliğine gark olunmasından dolayı olur...
Yani gülüm hala aşık olamıyorsam ....bu hala benim tek başıma bile varlığımı ispat edemememden, bir atom parçası olamamamdan ve bu kadar olamamışın içinde hala bir damla suya dönüşecek kadar kendimden vazgeçemeyişimdendir...
Aşık olursam ben...Tutsaklık için değil daha bir özgür olacağım için olurum
Aşık ol! Mutlu olursun diyorlar...
Aşık olursam ben...zaten mutlu olduğum için aşık olurum. Aşık olursam ben... zaten mutlu bir adama olurum...iki yalnızlık bir kalabalık, iki mutsuzluk bir mutluluk etmiyor biliyorum çünkü...
Aşık ol! sana ait, senin ona ait olduğun biri olur diyorlar...aidiyetlik duygusunu sevmediğimi bilmiyorlar...
Aşık olursam ben...zaten sevilen bir adamı severim...benim gördüğüm güzellikleri herkesin görmesini isterim...bana ait bir 'mal 'mış gibi hapsetmem kimseyi...bana paylaştıkça mutluluğun arttığını, paylaştıkça çoğaldığımızı öğretmiş birileri...
Aşık ol! Güçlü birisi seni korur diyorlar...bilmiyorlar ben güçsüz olduğum için değil güçlü olduğum için aşık olurum...
Aşık olursam ben...zayıflığımı ört bas etmesi için değil, gücüme güç katması için aşık olurum...
Güneş'in gücü kendini yakıp bitirmesinden mütevellit değil, toprağın altındaki tomurcuğun filiz vermesine yardım ettiği için...suyun gücü taşı parçaladığından mütevellit değil...dokunduğu her narin şeyi içine katıp hayat verdiği için..
Aşık ol! ayakların yerden kesilir diyorlar...bilmiyorlar ben ayaklarım yere bastığında aşık olurum...beni hayallere daldırıp gerçeği saklayan bir adama aşık olamam bilmiyorlar...bunu küfür saydığımı bilmiyorlar..
Aşık olursam ben...beni bu hayal aleminden çekip alabilen, gerçeği gösterebilen, kör gözlerime basiret katabilen, çekip havai aşkın hülyasından gerçek zeminde,gerçek acılara ve mutluluklara göz edebilecek bir adama aşık olurum...
Aşık olursam bir gün ben...bu özlemini çektiğim güzelliklere kavuştuğum ve aynısını onda gördüğüm için olur...bu güzellikleri birleştirme kaygısının verdiği bir çekim gücünden mütevellit olur...
Aşık olursam ben...bu iki su damlasının karışıp denize varma mücadelesini barındırdığı için olur...
Aşık olursam bir gün ben...bu meyvenin çekirdeğe, çekirdeğin ağaca, ağacın meyveye gebe olmasından dolayı olur..
Aşık olursam ben bir gün... bu iki tane hidrojen atomunun bir oksijen atomuna aşık olup su olabilme mücadelesindeki- hak-lı birleşiminden dolayı olur...
Aşık olursam bir gün ben...bu "bir yanıcı maddenin yanabilmesi için tutuşma sıcaklığında oksijenle birleşmesi" gerekliliğinden dolayı olur...bu ısı ve ışık ihtiyacının giderilmesi için gerekli kimya değişikliğine gark olunmasından dolayı olur...
Yani gülüm hala aşık olamıyorsam ....bu hala benim tek başıma bile varlığımı ispat edemememden, bir atom parçası olamamamdan ve bu kadar olamamışın içinde hala bir damla suya dönüşecek kadar kendimden vazgeçemeyişimdendir...
6 Mart 2015 Cuma
bir araf
Şimdilerde kısalıyor yürüdüğüm yollar ve uzuyor zaman.
Yeryüzüne bir su damlası düşüyor ve biriktirdiklerini doğuruyor toprak.
Yaşamak diyor adamın biri yaşamak...sonra yaşayası geliyor insanın.
Bu gün verdiğini yarın misliyle geri alıyor hayat.
İki zıt kutup, iki çatışma, bir yakınlık ve bir uzaklık...
Güneş her şeyi aydınlığına katmak istiyor, Güneşin derdi de işi de bu!
Doğmak...en karanlık gecenin ardından doğmak...en sert kışın ardından doğmak.
Doğulabilir en doğru bir zamanda diyor adamın biri...sonra doğası geliyor tekrardan insanın.
İki zıt kutbun seyrine dalıyor sonra birileri.
İki çelişki, iki çatışma, iki bir araya gelememezlik....
Şimdi sen asırlar öncesinin sesiyle çağırıyorsun beni.
Ve bir çağ kapanıyor içimde, şehirler arası otobüs garlarını unutuyorum birden.
Gidilmemiş o denizi, ve havalanmamış o uçağı ve dahi basılmamış o toprakları.
Umut diyor adamın biri, umut...sonra umut edesi geliyor insanın.
iki dip, iki uçurum, iki anlam kaygısı ve iki dünya arası berzah...
Yeryüzüne bir su damlası düşüyor ve biriktirdiklerini doğuruyor toprak.
Yaşamak diyor adamın biri yaşamak...sonra yaşayası geliyor insanın.
Bu gün verdiğini yarın misliyle geri alıyor hayat.
İki zıt kutup, iki çatışma, bir yakınlık ve bir uzaklık...
Güneş her şeyi aydınlığına katmak istiyor, Güneşin derdi de işi de bu!
Doğmak...en karanlık gecenin ardından doğmak...en sert kışın ardından doğmak.
Doğulabilir en doğru bir zamanda diyor adamın biri...sonra doğası geliyor tekrardan insanın.
İki zıt kutbun seyrine dalıyor sonra birileri.
İki çelişki, iki çatışma, iki bir araya gelememezlik....
Şimdi sen asırlar öncesinin sesiyle çağırıyorsun beni.
Ve bir çağ kapanıyor içimde, şehirler arası otobüs garlarını unutuyorum birden.
Gidilmemiş o denizi, ve havalanmamış o uçağı ve dahi basılmamış o toprakları.
Umut diyor adamın biri, umut...sonra umut edesi geliyor insanın.
iki dip, iki uçurum, iki anlam kaygısı ve iki dünya arası berzah...
5 Mart 2015 Perşembe
goodness
Rüzgarı hissetmek yüzünde...ve bulutlara değmek...yağmurun narin damlacıklarının yüzünü okşaması...
İyi ve kötü tüm anıları unutmak, sadece şu anda yaşamak..
Tüm iyilikler ve kötülükler bitti artık, taşıdıklarım ve taşıttıklarım yordu bacaklarımızı. Şimdi yük atma zamanı, sevme zamanı geçti, güvenme zamanı da...
Şimdi sabır zamanı...Artık sustuklarımızı unutma zamanı...
Toplanma, toparlanma zamanı... dağılmıştık defalarca ve bir çok yere ama şimdi dik durma zamanı...
Pişman olmamak için tekrar ve yeniden ve defalarca... dönüpte arkaya bakmama zamanı...
Yol yürünmek içindir, arkaya bakarsam eğer geride kalırım, özlerim, üzülürüm, ağlarım...
Ama şimdi toparlanma ve yarattığım mutsuzlukları terketme ve birdaha kimseyi kırmama zamanı...Bu da sana yaptığım son iyilik olsun!!!
darkness vs. brightness
Şimdi bunca yıl sonra nasıl gördün bunları diye sorsan bana, mutluluktan derim ve huzurdan.
Ah şu aydınlık...ne kadar geç kalmış gözlerime ya da peşimi bırakmayan karanlık ne kadar da kök salmış içimde. Görseymişim ama içimde ki karanlıktan sıyrılıp, bi görseymişim...gece vakti sulanmıyor tohum ve hiç bir çiçek karanlıkta filiz vermiyor!
4 Mart 2015 Çarşamba
Bir Başlangıç mı?
Bir bitiş her seferinde yeni bir başlangıcı getirmiyor ama kesin bir bitiş kesin bir başlangıç düşüncesiyle vuku buluyor. Bir bitiş her zaman hayata dair yeni bir ufuk yaratıyor, yeni bir insan, yeni bir düşünce, yeni bir...her neyse işte...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)