31 Mayıs 2011 Salı

Şimdi baktığım yere seni düşürür gözlerim.

24 Mayıs 2011 Salı

Söz bir nefes bulupta varlık sağasına inemez oldu! Rabbim eğer sen duymazsan sözlerimi...
Rabbim şu koca koca dağlar ufalanır, yürür de gider kolaydır esasında şekil değiştirmesi...ama sözler bir dağ gibi büyür içimde...Rabbim şu kuytu gönlümün tek çaresisin, sen inmessen kuytuluklarına kalbimin...Yakub'un duası hasıl olur: "Bana düşen artık  güzel bir sabırdır"

17 Mayıs 2011 Salı

sorular ve cevaplar

Belirdiğinde siluetin şu dağın üstünde bakmasa şu gözler küfre düşmüş sayılmaz mı?
ve basmasam ayak izlerinin üstüne var olduğumu nerden bilebilirim, İbrahimin soyu güzelliğin evi bağrın yanık mı seninde Tanrının övdüğü hani...

Hani  babası Azerin putlarını kırmıştı ya o İbrahim, bakanda mı maharet gösterende mi diye düşünmüştük bir zaman, bulamadım hala bir cevap?!

Sen karıştın O'na ,O zaten sende...Ben biçare...
Az önce burdan geçmişsin gibi kokunu veren rüzgar, çekmesem içime şirke düşmüz sayılmaz mıyım şimdi?

Hani Dünya karede olsa ve dönmesede durduğu yerde yinede varlığına delil değil mi o Sulatanın diye düşünmüştük ya bir zaman ben buldum cevabını(?)

Ama sen, İbrahimin soyu güzelliğin ve imanın evi  sana söyleyemedikten sonra bulmuş sayılır mıyım cavabı?

15 Mayıs 2011 Pazar

Ah ne kadar da yalansınız odalara tıkıldığınızda

ve çıkıp ne olduğunu sorduğunuzda
geriden gelerek mi yakalayacaksınız olanları

özet geçerek rahatlatabilir miyim ki buz tutan vicdanlarınızı

Ah ne kadar da samimiyetsizsiniz böyle
ne oldu gören gözlerinize
bir ayeti not düşmek gerekir bu dizede
şükredin ki küskünüm şu sıralar gönlüme!
Tanrım biraz olsun anlatsan yeterdi
duyamadım ya biraz olsun hasret kaldığım sesini
ondan işte bütün huzursuzluğum
inanç ve imansızlılk arası iki duvarda tıkılı kaldım
şimdi ne yana dönsem kırılırım!

Ey Tanrım birz olsun duysaydım sesini
çözerdik aramızda ki sorunu
hasret kaldım ya sesine
ondandır göremedim bu yolun sonunu...http://fizy.com/#s/1aigyy

8 Mayıs 2011 Pazar

Hayal

Rahat bırakın beni Ey taş, ey toprak, ey gece , ey sarhoşluğum ve hoşluğum ve ey göründükçe gözden kaybolan ey sevmeden daha sevgili olan! Ben sesin ve sessizlğin kıyısında nefretin bağrından kopardım huzursuzluğumu ve merdiven eyledim yücelere çıktıkça düştüm...Gerçeği düş eyledim düşü gerçek hayallere düştüm!

Basit bir mevzu

 Gözden ırak gönül rahat...Dert edilmeyecek basit bir mevzu...Köprününü altından akan deli bir nehir yer yer berrak yer yer bulanık. Hicret şart, hicret 'Hak', hicret kafaya rahat...Bİr yağmur damlası gelse dursa gönlümün bağında ve önce tane tane sonra ...sonrası felaket, yine bitmez bir çiçek bu çorak arazide!
  Anlattıkça anlamını yitiren kelimeler cümlelerimin içinde boğulur yanliş bir suya göç etmiş balık misali karaya vurur, gözlerine çarpar karaya boğulur sonra...sonrası felaket! yükseklere çıktıkça mevzu karmaşıklığını yitirir daraldıkça daralan göğüs kafesini yititrir...tik tak, tik tak...
  Not düşerim sonra geçen geceye ve onu kovalayan sabaha notlarım birikir ama anlam daralması var bu yazdıklarımda anlatamam yazdıkça...http://fizy.com/#s/13o0u0