14 Kasım 2010 Pazar

.

Ey örtüsüne bürünen kalk ve uyar!

8 Kasım 2010 Pazartesi

...

Hayatın ilk kıvılcımları vurduğunda bir yeni(den)doğmuşun üzerine, ürkütür onu....
Ürkme ey insan! tüm günahlarını temize çekmeye geldim der kıvılcım, ürkme daha bir aç gözlerini, aç ki ışığa aç gözlerini doyurayım, aç ki gör salt aydınlığı ki karanlığı bile yutar gelir bu hayat kıvılcımları... Yıkanma zamanıdır şimdi aydınlığın sularıyla, bir kıvılcım çıktı önce büyüdü ateş oldu yandı, yaktı tüm bedenleri ve yaktığınıda kendi kimyasına bürüdü; nur etti...

Sen bizleri de kendi aydılığına kat Ya Rabbi!

6 Kasım 2010 Cumartesi

Dönme dolap

Döndüm durdum olmadı, durmadan döndüm olmadı, senden döndüm, sana döndüm olmadı.

Arzulamaktan döndüm, istemekten, düşünmekten döndüm.... hasretine döndüm...



Bırak da bakayım gözlerine... Sen gözlerine baktığımı san ben derinine bakayım. Gözlerinde dahil kaybolsun tüm bedenin. Say ki ruhundaki ıstırap ve güzelliktir tek gördüğüm. Say ki bir deliyim ben dönme dolap içinde. Say ki gecenin bürüdüğü bir dünyayım ben. Say ki senin etrafında dönmek tavaftır benim için



Say ki mecnunum ben dinini kaybetmiş....

5 Kasım 2010 Cuma

Sır

Ne zaman cevap bulur bu sorular, ben daha kendi sırrıma bile eremedim ki! Allahım çeşit çeşit insan var! Sen herşeye kadirsin, hamdolsun.

1 Kasım 2010 Pazartesi

sessiz bir seda

Demiştim ya bir keresinde sana " Sen ve ben tufanlı bir denizin tam ortasındayız altımızdaki gemi Nuh'un gemisi değil, dikkatli ol her an batabiliriz!" diye. Gözlerin başka ufuklardaydı hani bize bakmak yerine; sırtını bana yaslamıştın ya hani... battı gemimiz ve devrildim bende. Batarken daha bir derinine senin çıkmaya yol buldum battığım deryadan bende. Artık beklemek yok sabretmek yok! Farkedersin açtığın yaraları da bir gün kapatırsın diye ümit etmek yok!
Ve tufan dindi, gemi battı, sırtımdaki yükümü indirdim, şimdi deniz çarşaf gibi güneş doğuyor yüzüme ve derin derin nefes alıyorum...Allahım ne güzel şeymiş bir deryada yalnız başına ...